Haber Ara Arşiv  
Başkanımız Ecz.Sefa Karaarslan'ın Teşekkür Mesajı... ...
Başkanın tüm yazıları
 
 

Açık Eczane


Kapalı Eczane


Nöbetçi Eczane

DORUK
MERKEZ / AYDIN


TÜLAY
MERKEZ / AYDIN


ISTANBUL
MERKEZ / AYDIN


DOLUNAY
MERKEZ / AYDIN


OKYANUS
KUŞADASI / AYDIN


SAHIL
KUŞADASI / AYDIN


NUR
NAZİLLİ / AYDIN


CIHAN
NAZİLLİ / AYDIN


OZGUREL
SÖKE / AYDIN


CAN
DİDİM / AYDIN


ACARLAR
ACARLAR / AYDIN


AKBUK
AKBÜK / AYDIN


SERTTAS
AKÇAOVA/ÇİNE / AYDIN


ÖZDEN
ATÇA / AYDIN


CAGLAYAN
BAĞARASI / AYDIN


GUZELBOZDOGAN
BOZDOĞAN / AYDIN


CATALKAYA
BUHARKENT / AYDIN


AKDAM
ÇİNE / AYDIN


AYSUN
DAVUTLAR / AYDIN


MELTEM
GERMENCİK / AYDIN


ZEREN
GÜZELÇAMLI / AYDIN


YENI CAN
İNCİRLİOVA / AYDIN


SINEM
KARACASU / AYDIN


KOCARLI
KOÇARLI / AYDIN


ALINDA
KARPUZLU / AYDIN


KOC
KÖŞK / AYDIN


CANSU ERKİLET
KUYUCAK / AYDIN


HAYAT
ORTAKLAR / AYDIN


PAMUKOREN
PAMUKÖREN/KUYUCAK / AYDIN


KIRTOSUN
SULTANHİSAR / AYDIN


ARDIC
UMURLU / AYDIN


YENIPAZAR
YENİPAZAR / AYDIN


YALCIN
ALTINKUM / AYDIN


 
 
 
Eczacı Dergisi
 
Facebook Sayfamız
 
 
 
 
 
 
  Kullanıcı Adı    
  Şifre
   
  Güvenlik Kodu    
  CAPTCHA image  
 
 
 
 
 
 
 
DÜNDEN BUGÜNE ECZACILIK  (2006-09-29)
          Değerli Meslektaşlarım...
          Konfiçyüs'ün bir sözü var;'' Tanrı düşmanıma bile geçiş dönemi yaşatmasın'' diyor.Bugün dünyada, ülkemizde, mesleğimizde büyük bir dönüşüm yaşanıyor. Dünyadaki güç dengeleri, siyasal yapılar, değer yargıları, ahlak anlayışı; bunların tamamı değişiyor. Zenginlikler el değiştiriyor.Altyapısıyla üstyapısıyla dünya değişiyor ve yeni bir dünya kuruluyor. Bu geçiş dönemleri, fırsatları ve riskleri bir arada bulunduran dönemlerdir. Bu üzerimize gelen değişimleri bir tusunami gibi algılarsak, atlattığımızda mevcut konumumuzu korumak için o değişimi iyi yönetmemiz ve sağlıklı dayanak noktaları bulmamız gerekiyor.
  Şöyle geriye dönüp bir 5 yıl öncesi neler demişiz, neler istemişiz bir göz gezdirdim.
 -İlaçta KDV düşürülsün demişiz,
 -Yatan hasta reçeteleri sırayla dağıtılsın demişiz,
 -Katılım payı kaynağından kesilsin demişiz,
 -Yıllarca eşdeğer ilacı savunmuşuz,
 -İlaç fiyat kararnamesi değişmeli demişiz,
 -SSK’lı hastalar da ilaçlarını serbest eczanelerden alabilmeli, sadece yatan hasta reçetelerini hastane eczaneleri karşılamalı demişiz,
 -12 milyon fakir insandan oluşan yeşil kartlı insanlar da ilaçlarını serbest eczanelerden alabilmeli demişiz,
 -6197 sayılı yasa artık eczacının ihtiyaçlarına cevap vermekten uzak , değişmeli demişiz.
         Şimdi bir bakıyoruz bunların hepsi gerçekleşmiş. 6197 sayılı yasa da bakanlar kurulunda imzada. Artık 2005 yılından itibaren 40 milyona yakın SSK'lı vatandaşımız,12 milyon yeşil kartlı vatandaşımız ilaçlarını serbest eczanelerden alabilmektedirler.Bu son otuz yılın en önemli sosyal güvenlik reformudur.Artık bu ülkenin tüm insanları serbest eczanelerden hizmet alabilmektedirler.
         Ancak bu uygulama bürokrasinin hantallığından beraberinde inanılmaz zorluklar getirmiştir. Otomasyon sistemindeki aksaklıklar,ilaç alım konusundaki kurumlar arası farklılıklar, kontrol sırasındaki değişik uygulamalar, kontrolü yapan eczacıların farklı yorumları adeta eczaneleri çileden çıkarmış psikolojilerini bozmuştur. Eczacılar protokol memuru haline gelmiştir. Ümit ediyoruz ki önümüzdeki yıl başlaması planlanan Genel Sağlık Sigortası uygulaması ile birleştirilecek  tüm kurumlarla bu sıkıntılar da giderilir.
        SSK uygulamalarına ne kadar kızsak da bu kurum bize reçete okumayı, reçetede teşhisin ne kadar önemli olduğunu ve eczacının bu teşhislerle ne kadar ilişkili olduğunu öğretti.Artık sadece , reçetede ne yazıyor ver devri kapandı. Eczacı reçeteyi analiz etmeye ve yanlışları varsa doktora düzeltmeye göndermeye başladı.İlk etapta ciddi defanslarla karşılaştı.Bunları hepimiz yaşadık. Fakat her eczacı bu yanlış reçetelendirmeyi düzeltilmek üzere doktora gönderince hastayla karşı karşıya kalan doktorlar bunu düzeltmek zorunda kaldılar.Ve biz şimdilerde gerçek eczacılık yapmaya başladık.İşte çağdaş ülkelerde uygulanan bilimsel eczacılık buydu.
       Tüm bu olumlu gelişmeler dışında olumsuz gelişmeler de oldu elbette. Kademeli ıskonto son derece yanlış bir uygulama idi.Her toplantıda karşı çıktık.Bunun eczacıları böleceğini, ayrımcılık olacağını ifade ettik.Bu uygulama görünürde adaletli gibiyse de eczaneler arası adaletsizlik getirmiştir. Yüksek ıskonto uygulayan eczaneler kurum müdürlerinin yönlendirmeleri nedeniyle daha avantajlı duruma gelmişlerdir.
        Değerli meslektaşlarım...
        Şair diyor ki "Düşmek etrafını görmektir". Düşmeyeceksiniz...
 Bizim elimizde tuttuğumuz ilaç piyasası 10 milyar dolar.Birkaç yıl sonra 15 milyar dolar olacak. Bu ülkede 300-400 milyon dolarlar için adamlar öldürülüyor, mafyalar kuruluyor.Doğaldır ki bizim ekmeğimize de saldıranlar,  göz dikenler  çıkacak.Bu zaman zaman zincir eczane diye gelecek, zaman zaman başka şekillerde karşımıza gelecek.Bunlar olacak. Önemli olan bunlara karşı bizim    duruşumuzdur.Biz bu duruşu 15 ocak eyleminde gerçekleştirdik. Yine böyle bir tehlike olursa yine aynı kararlılığı göstereceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın. Onun için düşmeyeceğiz. Düşmemizi bekleyenler daha çok bekleyecekler.
        İşte bu yüzden yeni çıkacak 6197 sayılı yasada "eczanenin sahip ve mesul müdürü yalnızca eczacıdır" ibaresinin olması için çok mücadele verdik.Onun için tüm başkanlar sağlık bakanı ile görüşüp bu sözü aldık. Ayrıca hiçbir ilacın eczane dışında satılmayacağına dair sözü de , Sayın sağlık bakanımız Prof.Dr.Recep Akdağ'ın ağzından 47 oda başkanı ve TEB yönetim kurulu huzurunda aldık.
 
        Ancak tüm bu mücadeleleri verirken kendimizi de geliştirmeliyiz, eczanelerimizi çağa yakışan ve modern eczacılığa hizmet verebilen konumlara taşımalıyız. Keza kendi mesleki bilgilerimizi de hızla değişen bu alanda yenilemeliyiz.Bu yüzden yeni yasada mesleki eğitim zorunluluğu getiriliyor.
        Eczanelerimizde yeni boyutlar, yeni ürünler oluşturmalıyız. Örneğin dermokozmetiklerin şu an %5'i eczanelerde satılıyor.Ancak %30'lara çıkacak.  Bu anlamda dermokozmetik pazarını elimizde tutmamız ve sahiplenmemiz gerekir. Bunun için de bu alandaki eğitim çalışmalarımızı genişletip pazara bilinçli bir şekilde hakim olmamız gerekiyor.
        Yine fitoterapi hızla gelişiyor ve ilerliyor. Bu piyasaya da çok iyi hakim olmalıyız. Tüm bunlar eczanelerin daha iyi konuma gelebilmesi ve yaşamaları için olmazsa olmazlarımızdır.
        İşte bunların eczanelerimiz için ne kadar önemli olduğunu gördüğümüzden yeni yasa taslağında 8. maddeye şu ibare konuldu;"İlgili bakanlıktan izin-ruhsat veya fiyat alınarak üretilen veya ithal edilen teşhis, tedavi ve koruma amaçlı kullanılan tüm tıbbi ürünler, veteriner ilaçlar, sağlık bakanlığından izin alınmış ve destekleyici amaçla kullanılan ürünler, ilaç niteliğindeki bitkisel drog ve tıbbi ürünler, offisinal ilaçlar, homeopati ürünleri, enteral beslenme ürünleri dahil özel tıbbi amaçlı diyet gıdalar, tıbbi amaçlı bebek mamaları ile ilaç olarak kullanımı bilimsel ve klinik olarak kanıtlanmış ancak reçeteye tabi olmayan ürünler, çocukların anne sütü ve beslenme yetersizliğinde kullanılan mamalar ile erişkinlerin metabolizma değişikliklerinde kullanılan tüm destekleyici ürünler, münhasıran eczanede satılır. Ayrıca eczacılık ve ziraatta kullanılan kimyevi maddeler, beslenme ve destek ürünleri,ıtriyat, kozmetik, parfümeri, medikal malzemeler ve tanı ve teşhis amaçlı malzemeler de eczanelerde satılabilir.
       Hepinize sağlıklı ve mutlu günler diliyorum.
Haber okuma sayısı: 66698
Bookmark and Share