Haber Ara Arşiv  
BAŞKANIMIZ ECZ.SEFA KARAARSLAN'IN TEB 41. OLAĞAN BÜYÜK KONGR...
Başkanın tüm yazıları
Eski Oda Başkanımız ve TEB Yüksek Haysiyet Divanı Başkanımız Ecz. Salih KOZALI'nın eşi Ayşe KOZALI vefat etmiştir. Cenazesi 3 Aralık 2017 Pazar günü (yarın) öğle namazına müteakip Aydın/Merkez Bey Camii'nden kaldırılacaktır. Merhumeye Allah'tan rahmet, ailesine ve ...

 
 

Açık Eczane


Kapalı Eczane


Nöbetçi Eczane

EZGİ
MERKEZ / AYDIN


METINTAS
MERKEZ / AYDIN


NILGUN
MERKEZ / AYDIN


ESİN
MERKEZ / AYDIN


OZLU
KUŞADASI / AYDIN


ESRA
NAZİLLİ / AYDIN


AYDOGAN
NAZİLLİ / AYDIN


YONCA
SÖKE / AYDIN


BAŞAK
DİDİM / AYDIN


ADA
ACARLAR / AYDIN


AKBUK
AKBÜK / AYDIN


SERTTAS
AKÇAOVA/ÇİNE / AYDIN


ATCA
ATÇA / AYDIN


CAGLAYAN
BAĞARASI / AYDIN


NILGUN
BOZDOĞAN / AYDIN


BURHANIYE
BUHARKENT / AYDIN


DINCER
ÇİNE / AYDIN


AKIN
DAVUTLAR / AYDIN


OZCAN
GERMENCİK / AYDIN


ZEREN
GÜZELÇAMLI / AYDIN


CARE
İNCİRLİOVA / AYDIN


YAĞCI
KARACASU / AYDIN


BELEN
KOÇARLI / AYDIN


ALINDA
KARPUZLU / AYDIN


KOSK
KÖŞK / AYDIN


EMEL
KUYUCAK / AYDIN


KORKMAZ
ORTAKLAR / AYDIN


PAMUKOREN
PAMUKÖREN/KUYUCAK / AYDIN


KIRTOSUN
SULTANHİSAR / AYDIN


CANSU
UMURLU / AYDIN


OZGUN
YENİPAZAR / AYDIN


DENIZ
ALTINKUM / AYDIN


 
 
 
Eczacı Dergisi
 
Facebook Sayfamız
 
 
 
 
 
 
  Kullanıcı Adı    
  Şifre
   
  Güvenlik Kodu    
  CAPTCHA image  
 
 
 
 
 
 
 
BAŞKANIMIZ ECZ.SEFA KARAARSLAN'IN TEB 41. OLAĞAN BÜYÜK KONGRE TOPLANTISI KONUŞMASI.  (2017-11-22)

     Sayın Divan, Değerli Oda Başkan ve Yöneticileri, çok kıymetli misafirler; hepinizi şahsım ve Aydın Eczacı Odası adına saygıyla selamlıyor, Kongre’mizin hepimiz adına hayırlı olmasını diliyorum.

    Öncelikle Afyon Eczacı Odası Genel Sekreteriyken genç yaşta aramızdan ayrılan Sedat Zora kardeşimi rahmet ve özlemle anıyor, kederli ailesine ve sevenlerine sabırlar ve baş sağlığı diliyorum. 

    Zor ve yoğun bir çalışma döneminin sonuna geldik, kırkıncı dönemde görev yapan Merkez Heyeti'nin, Denetleme Kurulu'nun, Yüksek Haysiyet Divanı'nın değerli üyelerine ve çok değerli Türk Eczacıları Birliği personellerine özverili çalışmaları için teşekkür ediyorum. 

    Değerli Meslektaşlarım;

    Merkez Heyetimizin iki yıllık çalışma dönemine baktığımızda Stok Düzeltme Hakkı elde edilmesi başarı hanesine yazılacak önemli bir kazanım olmuştur. Bu konuda emeği geçen herkese Mardin Bölgelerarası Toplantısı’ndan sonra tekrar teşekkür etmek istiyorum. 

    SGK ile beklentileri karşılamanın uzağında bir Protokol imzalanmış, dahası Protokol'de yazdığı halde ekonomik hususlardan olan iskontoya esas ciroların  bu yıl enflasyon oranında güncellenmemiş olmasının olumsuz etkilerinin olacağını daha önce gündeme getirmiştim. Artık bu olumsuz sonuçları somut veri olarak alma ve değerlendirme imkanına sahibiz. Aydın'daki eczacıların yaklaşık üçte biri bir üst iskonto baremine geçmiş ve bir yıl önce imzalanan protokolde elde edilen ekonomik kazanımlar büyük oranda buharlaşmıştır. Türkiye genelinde de durumun farklı olmadığını düşünüyorum. 

     Medikal Malzemeler  aynen şeker ölçüm çubukları veya insülin iğne uçları gibi SUT değişikliği veya Ek Protokol ile kapsama alınıp karşılanabilecekken, SGK 'nın sözleşme baskısı ile kaotik bir sözleşme süreci yaşanmış ve sonunda eczacıların her reçete için ona yakın çıktı aldığı, on yıl evrak saklama yükümlülüğüne girdiği, dahası yeterince medikal malzemeyi ve karşılama prosedürlerini bilmediği için uzak durmayı yeğlediği bir durum ortaya çıkmış ve çok umut bağladığımız medikal ürünlerin eczanelere ciro katkısı beklenenin çok altında kalmıştır. Tabiri caizse dağ fare doğurmuştur.

    Reçetesiz ilaçlar konusunda fikrimi daha önceleri paylaştım, ayrıntıya girmeyeceğim, İngiltere modeline benzer bir yöntemin üzerinde çalışılmasını öneriyorum. Ancak benden önce söz alan bazı oda Başkan'larımız reçetesiz ilaçların belirlenmesine yönelik tereddüt ve itirazlarını ifade ettiler. Karşı çıkarak bu süreci yönetme şansımız olmadığını düşünüyorum. Bu konuyla ilgili fırsatların ve tehditlerin gözden geçirileceği yeni bir çalıştay yapılmasının uygun olacağını düşünüyorum. 

    Değerli meslektaşlarım; 

    Bilindiği üzere 2012 yılında Yasamızda ve sonrasında ilgili Yönetmelikte yapılan değişiklikler ile 2013 yılı ve sonrasında Eczacılık Fakültelerine kaydını yaptıran öğrencilere, serbest eczacılık yapabilmeleri için, okullarını bitirdikten sonra bir yıl yardımcı eczacılık yapma zorunluluğu getirildi.

    Bu durum, 5 yıllık eğitimini başarı ile tamamlayan ve yaz stajları ile son sınıftaki stajını eksiksiz yapan öğrenciler açısından gerekliliği ve verimliliği tekrar gözden geçirilmesi gereken bir husustur.

    Yeni mezun eczacılar İl Sağlık Müdürlükleri ve Eczacı Odaları marifetiyle ciro kriteri baz alınarak eczanelere yönlendirilip istihdam edilecek. Ancak ciro kriterine göre kendisine yönlendirilen ve itiraz hakkı olmaksızın yeni mezun meslektaşını istihdam ederek ona asgari ücretin bir buçuk katından az olmamak üzere ücret ödemek ve Sigorta girişini yapmak zorunda olan meslektaşlarımız; ihtiyacı olmadığı halde hiç tanımadığı ve iş verimliliği konusunda emin olmadığı yeni mezun bir meslektaşı için yıllık kırk bin lira civarında maaş ve sigorta primi giderini ödemek zorunda kalacak, dahası bir sonraki yıl yeniden başka bir yardımcı eczacı alma ve aynı ödemeleri yapma durumuyla karşı karşıya kalacaktır.

     KOSGEB veya İŞKUR destekleri ile yardımcı eczacılar için oluşacak ek mali yükün giderilmesi önerilerini anlamlı bulmakla birlikte, devlete ek maliyet anlamına gelecek böyle bir desteği almanın ve sürekliliğini sağlamanın kolay olmayacağını düşünüyorum. 

     Bu nedenlerle yardımcı eczacılık uygulamasının tamamen kaldırılmasını öneriyorum. Bu konuda yapılacak çalışmaya katkı vermeye hazır olduğumu da ifade etmek istiyorum.

    Değerli Meslektaşlarım;

    Yeni kurulanlarla sayıları elliyi bulan Eczacılık Fakültelerinin otuz beş tanesi bu yıl öğrenci kabul edecek. Yakın süreçte yeni mezun meslektaşlarımızın istihdam sorunu ile karşı karşıya kalacağız. Bunun da ötesinde yeni kurulan birçok Eczacılık Fakültesinde yeterli donanım, laboratuar ve dahası yetkin öğretim kadrosu mevcut değil. Sayıları gittikçe artan ve hiç eczacı öğretim üyesi olmayan Eczacılık Fakültelerinde, Eczacılık meslek derslerini kim ve nasıl verecek? Bu okullardan mezun olan öğrencilerin mesleki donanım ve brikim olarak yeterlilik sorunu, mesleki toplam kaliteye olumsuz etki oluşturmayacak mı? Bu konuda değerli akademisyenlerimiz çok güzel ve ayrıntılı sunumlar yaptılar, çözüm aslında belli; Fakültelerin yetersiz olanları kapatılmalı, diğerlerinin kontenjanları düşürülmeli ve eczacılık fakültelerine kayıt için başarı sıralaması sınırı getirilmeli.

     Geçtiğimiz süreçte dile getirdiğim sorunlardan,

     Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile gıda işletme belgesi konusu hala çözülemedi.

     Veteriner hekimlerin hem reçete yazan, hem de yazdığı reçetedeki ilacı satan konumunda olduğu yanlış durum ortadan kaldırılamadı. 

    Isı nem konusu sadece ötelenebildi, ama sayılı gün çabuk geçer. 

    Meslek Hakkı konusunda alınan mesafe yeterli değil.

    Komisyonlar yeterince etkin çalıştırılmıyor.

    Liste uzayıp gidiyor... 

    Yukarıda zikrettiğim sorunlar bugün olmazsa da yarın çözüm üretilebilir, sonuçları itibarı ile katlanılabilir sorunlar.

    Ancak mesleğimizin geleceğini ilgilendiren hususlarda daha çok çalışmaya ve üretmeye ihtiyacımız var. 

   Yönetici açısından eksiğimiz yok, kadrolarımız zengin, Merkez Heyetleri şimdiye kadar çoğunlukla odalarda yetişmiş deneyimli kadrolardan oluştu ve bunun devam edeceğini düşünüyorum. 

    Ancak yönetim modelimiz üzerinde güncelleme yapmamız, daha önceleri de ifade ettiğim gibi seçim süresini acilen uzatmamız, seçilmiş ve atanmış yöneticilerimiz arasındaki yetki ve görev tanımlarını güncelleyerek kadromuzdaki profesyonellerin etkinlik ve verimliliğini artırmamız gerekiyor. Sayın Erdoğan Çoalak'ın başkanlığını yaptığı ve benim de üyesi olduğum 6643 sayılı TEB KANUNU Komisyonu, yasadaki değişiklik yapılması gereken hususlar üzerine çalıştı, önümüzdeki dönem bu konuya ağırlık verilerek TEB KANUNU'nda gerekli değişiklikleri hayata geçirmemiz elzem diye düşünüyorum. 

     Oda yöneticilerimizin birikim ve donanımı her ne kadar iyi olsa da, mesleki hukuki konular, kriz yönetimi, siyasilerle ilişkiler, bürokrasiyle ilişkiler, basınla ilişkiler, ülke ve dünya gündemine dair ekonomik ve siyasi güncel hususlar ve benzeri konularda düzenli yönetici eğitim ve seminerleri ile desteklenmelerinin faydalı olacağını düşünüyorum. 

    Değerli meslektaşlarım.

    Geçtiğimiz dönemde, seçim sürecinden başlayarak sancılı ve birliğimizi zedeleyici olduğunu düşündüğüm hususları hep birlikte yaşadık. Halen yaşadığımız seçim atmosferinin olumlu havasının gelecek dönem adına umut vaad ettiğini ifade etmek istiyorum. Elbette kıyasıya mücadele olacak, ancak bunu birbirimizi kırmadan ve seçimlerden sonra hep birlikte mesleğimiz adına mücadele etme azmimizi zedelemeden yapabilme iradesini tüm yöneticilerimizin sergilemesini umuyor ve bekliyorum.

    Sorunlarımız belli, çözüm yolları belli, sadece bu konuda ortak irade koymaya, hep beraber omuz omuza mücadele etmeye ihtiyacımız var. Ve bu yöneticileri seçme sorumluluğu bizlerde.

    GELİN,

    ETKİN VE GÜÇLÜ BİR YÖNETİM OLUŞTURALIM;

    ŞEFFAF BİR YÖNETİM MODELİ OLUŞTURALIM;

    DAHA ÜRETKEN VE VERİMLİ BİR TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ OLUŞTURALIM;

    HERKESE EŞİT MESAFEDE BİR TEB YÖNETİMİ OLUŞTURALIM;

    VE, HERKESE GÜVEN VEREN BİR TEB YÖNETİMİ OLUŞTURALIM;

    ŞİMDİ DAYANIŞMA ZAMANI…

    Kongremizin hayırlı olmasını, mesleğimiz adına güzelliklerle dolu aydınlık yarınlara bizleri taşımasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. 

Haber okuma sayısı: 3301
Bookmark and Share