BAŞKANIMIZ ECZ. SALİH KOZALI'NIN 2010 YILI OLAĞAN MALİ GENEL KURUL KONUŞMASI...  (20-09-2010)

Değerli Divan Başkanı ve Üyeleri;

Sevgili meslektaşlarım!

Hepinizi şahsım ve oda yönetimim adına saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.

 

            Sözlerime geçen günlerde gündemi oldukça meşgul eden referandum ile başlamak istiyorum. Çıkan sonucu millet iradesi adına, demokrasi adına saygı ile karşılamak zorundayız. Ancak benim temennim odur ki bundan sonraki süreçte daha kapsamlı bir anayasa değişikliğinin, milleti kamplara bölmeden, çok daha geniş katılımlı; bütün siyasi partilerin, üniversitelerin ve sivil toplum kuruluşlarının dahil olduğu bir konsensüs ile yapılmasıdır. Halkımız arasında sağlanacak birlik, dayanışma ve kardeşliğin her şeyden daha önemli olduğunu düşünüyorum.

 

            Değerli Meslektaşlarım;

Uzunca bir süredir devam eden küresel krizin etkileri maalesef yurdumuzda da hissediliyor. Biz Eczacıları ilgilendiren yönü sağlık alanında tasarruf tedbirleri adına yapılan değişiklikler oluyor. Her geçen gün düşen ilaç fiyatları Eczanelerimizi ekonomik yönden oldukça zayıflatmış, eksilen ciro kayıpları yönünden birçok eczane kapanma noktasına gelmiştir. TEB ve odalar olarak halkımızın lehine olacak ilaç fiyat düşüşlerine karşı değiliz. Ancak sosyal devlet biz eczacıları da korumak üzere düşen fiyatlar karşısında kar marjımızı yükselterek bu durumu dengelemelidir. Kaldı ki ilaçta ve hastalıkta tasarruf olmaz. Önemli olan halkımızın sağlığıdır. Gerçek tasarrufun akıllı ilaç kullanımını ve eşdeğer ilaç yazılımını teşvik etmekten geçtiğine inanıyorum.

            Bir diğer önemli konu plansız bir şekilde açılan Eczacılık Fakülteleridir. Buralardan her yıl mezun olan yaklaşık 1.200 eczacının büyük bir bölümü serbest eczane açmaktadır. Bunu önlemenin yolu klinik eczacılığa önem vermek, sanayide ve AR-GE çalışmalarında eczacı istihdamının sağlanması ve hastanelerde eczacı bulundurmanın zorunlu olması olarak görülmelidir.

           

            Değerli Meslektaşlarım;

Son zamanlarda sorunları çözmek yerine ötelemek veya sürüncemede bırakmak gibi kötü bir alışkanlığımız oluştu. Bu bağlamda olmak üzere Mecliste bekleyen 6197 sayılı Yasanın bir an önce eczacıların lehine olacak şekilde çıkartılması gerekir. 21 Aralık mitingi ile Eczacı-Eczacı ortaklığını önlemeyi başarı olarak görüp sorunu beklemeye bırakmak doğru değildir. Acil olarak nüfusa göre sınırlama; 65 yaş üzeri 2.nci eczacı çalıştırma zorunluluğu, ciroya göre 2.nci eczacı istihdamı; meslek içi eğitim zorunluluğu ve reçete bazında veya kutu başına verilecek meslek hakkını da kapsayacak şekilde yasanın önümüzdeki yıl seçimlerden önce mutlaka çıkarılması gerekmektedir.

Bu yasa ile eşgüdümlü olarak yıllardır karşı çıktığımız OTC Yasası çıkmalı ve bu ürünlerin yalnızca eczanelerde satışı sağlanmalıdır. Hatta mümkün olursa bir gecede kaybettiğimiz Veteriner ilaçların da tekrar eczanelerde satışı yönünde çalışma yapılmalıdır.

Bir başka sıkıntılı konu son zamanlarda artış gösteren muvazza konusudur. 2009/40 sayılı genelgenin iptalinden sonra TEB’in gayretleri ile 23 Haziran 2010 tarihinden itibaren geçerli olan 2010/47 sayılı genelge ve hazırlanan yönetmelik elimizi güçlendirmiştir. Yakın tarihte bölgemizde açılmak istene muvazzalı bir eczane kararlı duruşumuz sayesinde önlenmiştir. Özellikle nazilli ilçemizde faaliyet gösteren muvazzalı eczaneler ile mücadelemiz ısrarla sürdürülmektedir. Muvazaa konusunda üyelerimizden de katkı ve yardım bekliyoruz. Bu konuda elde ettikleri bilgileri Odamız ile paylaşmalarını rica ediyoruz.

 

Değerli Meslektaşlarım;

Aile Hekimliği ilimizde 13 Aralık  2010 tarihinde başlayacaktır. Sonuçlarını yaşayarak göreceğimiz bu uygulamada hali hazırdaki Sağlık Ocakları dışında açılacak yeni birimlerde oluşabilecek rekabet ortamında ortaya çıkabilecek etik dışı davranışlar bizleri kaygılandırmaktadır. Aile hekimliği yanında aile eczacılığının da ciddi olarak düşünülmesi gerektiğine inanıyorum. TEB ve Eczacı Odaları bu konuda gerekli çalışmaları yapmalıdır. Aile Eczacılığınla bilhassa düşük cirolu eczaneler için iyi bir çıkış yolu olduğunu düşünüyorum.

 

Değerli Arkadaşlarım;

Bu kadar yoğun sorunların olduğu bir ortamda yapmamız gereken şey umutlarımızı kaybetmeden birlik ve beraberlik içinde mesleğimizi en üst seviyeye çıkartmaktır. Mesleki dayanışma içerisinde zincir tehlikesine karşı “Eczanenin sahip ve mesul müdürü eczacıdır” gerçeğinin bütün zihinlere kazınması için var gücümüzle çalışmalıyız.

Bu duygularla yapacağımız mali genel kurulumuzun başarılı geçmesini temenni eder hepinizi saygı ve sevgi ile selamlar; aydınlık günler dilerim.         

 

                                                          Ecz. Salih KOZALI