T.E.B.NİN Sağlık Meslek Mensupları Birliği Kanun Tasarı Taslağı İLE İLGİLİ GÖRÜŞÜ  (01-01-2006)

Sağlık Meslek Mensupları Birliği Kanun Tasarı Taslağı ile ilgili görüşlerimiz

Sağlık Meslek Mensupları Birliği Kanun Tasarı Taslağı ile ilgili görüşlerimiz, konunun uzmanı hukukçuların görüşleri alınarak 09.09.2004 tarih 34.B.01.02.04446 sayılı yazımızla Sağlık Bakanlığı’na gönderilmiş olup, ekte iletilmektedir.



34.B.01.02.04446
Ankara,09.09.2004


T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI’NA,
ANKARA

İlgi: Sağlık Bakanlığı Müsteşarlığı’nın 24.08.2004 tarih, 279 sayılı yazısı.

Anayasa’nın 135. Maddesi: H. Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları: “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir.

Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz.
Bu meslek kuruluşları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar.
Bu meslek kuruluşları ve üst kuruluşları organlarının seçimlerinde siyasi partiler aday gösteremezler.

Bu meslek kuruluşları üzerinde devletin idari ve denetimine ilişkin kurallar kanunla düzenlenir.

Amaçları dışında faaliyet gösteren meslek kuruluşlarının sorumlu organlarının görevine, kanunun belirlediği merciin veya Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine mahkeme kararıyla son verilir ve yerlerine yenileri seçtirilir.

Ancak, milli güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesine veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, meslek kuruluşlarını veya üst kuruluşlarını faaliyetten men ile etkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmi dört saat içerisinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idari karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.

hükmüne havidir.

Dolayısı ile Sağlık Meslek Mensupları Birliği Kanun Tasarı Taslağı da mevcudiyetini ve geçerliliğini Anayasa’nın bu ve ilgili maddelerinden alacaktır.

Anayasa’nın yukarıda belirtilen maddesi incelendiği zaman Anayasa’nın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına çok ayrıntılı bir biçimde önem ve yer verildiği, diğer düzenlemelerle kıyaslama yapıldığında da çok açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Bunun nedeni ise Anayasa’nın her meslek grubunun ihtiyaçlarının farklı olacağı ve her meslek grubu için ayrı düzenleme yapılması gerektiğinin bilincinde olmasıdır.

Ancak hazırlanan taslak ile meslek ayırımı yapılmaksızın birbirleri ile içtiması mümkün olmayan birçok meslek bir çatı altında toplanmaya çalışılmakta ve şu anda mevcut olan doku yok edilerek yeni bir doku oluşturulmaya çalışılmaktadır.

Ancak bir kısmı serbest meslek olan mesleklerin aynı çatı altında toplanmasında bu ayrı dokuların birbirine uyum sağlaması mümkün değildir. Zira gereksinimleri, faaliyetleri, menfaatleri, birbirleri ve halk ile olan ilişkileri ve meslek kuralları tamamen birbirinden farklıdır. Örneğin, taslak ile ebeler ve sünnetçiler de aynı kapsamda değerlendirilmektedir. Oysa bu kişilerin genellikle sabit bir işyerleri bulunmamakta, mesleklerini seyyar bir şekilde de ifa edebilmektedirler. Bu şekilde farklı mesleklerin aynı çatı altında toplanarak düzenleme yapılmaya çalışılması, bu birbirinden çok farklı mahiyette olan mesleklerin ihtiyaçlarının, faaliyetlerinin ve kurallarının da çok farklı olduğunu görmemezden gelmek anlamı taşımaktadır.

Anayasamızın 2. Maddesi’nde yapılan düzenleme hürriyetçi ve çoğulcu demokrasiden bahsetmekte ve bu nedenle de 135. Madde’de bu konuda ayrı bir düzenleme yapılmakta ve Meslek Birliklerine ayrı bir önem verilmektedir. Zira meslek birlikleri hürriyetçi ve çoğulcu demokrasinin önde gelen parçalarıdır.

Nitekim Avrupa Birliği de ülkemizden yaptığı düzenlemelerde daha ileri çoğulcu ve hürriyetçi demokrasi uygulamaları talep etmektedir.

Anayasa’nın ilgili maddesi ile getirilen düzenleme ve Anayasa’nın diğer ilgili maddeleri ile yapılan düzenlemeler çoğulcu ve hürriyetçi demokrasi anlayışını yerleştirmeye yönelik iken ve aynı zamanda da özellikle AB uyum yasaları da dikkate alındığında yapılmak istenen düzenlemenin Anayasa’nın ruhuna ve AB müktesebatına ruhuna aykırılıklar taşıdığı tartışmasızdır.

Anayasa Mahkemesinin emsal kararları da bu yöndedir.

Yine Anayasa’nın 135. Maddesi’nde yapılan düzenleme ile meslek birliklerinin kamu kurumu niteliğinde olduklarından bahsetmektedir. Meslek Birliklerine kamu kurumu niteliği kazandırmak bu birliklerin üyelerinin menfaatlerinin ve kamu menfaatinin birlikte değerlendirilmesine ve telifine yönelik olup, hürriyetçi ve çoğulcu demokrasinin bir gereğidir; ancak, meslek birlikleri görevlerini yerine getirirlerken özerk yapısını korumak için idari ve mali özerkliğin olması gerekmekte ve bu konularda yapılacak tasarruflara müdahalenin olmaması gerekmektedir.

Oysa, taslak ile bu husus da tamamen göz ardı edilmektedir.

25.01.1956 tarihinde yürürlüğe giren 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Yasası’nda AB’ye uyum getirilerek günümüz koşullarına uygun, daha demokratik, işlevsel değişiklikler yapılması gerekir iken, daha dar içerikli, ayrı meslekleri ‘aynı hizmet sektörü içinde ise aynıdır’ mentalitesi ile hazırlanmış, AB standartlarına uyum sağlamayan, Anayasa’nın 135. Maddesi’nde belirtilen belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmayan, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlayamayacak olan, meslek mensuplarının birbiri ile ve halk ile ilişkilerini düzenleyemeyecek ve meslek disiplin ve ahlakını koruyamayacak olan bu kanun tasarısı taslağının dayandığı ilkelere tamamen karşıyız.

Diğer sağlık mesleklerinden oldukça ayrı özellikler taşıyan “eczacılık mesleği”nin farklılıkları dikkate alınmadan hazırlanan Tasarı Taslağı’nın; meslek örgütünün işlevlerini daraltması, işleyiş mekanizmalarını anti-demokratik ve özerklikten yoksun hale getirmesi nedenleri ile kabul edilemez olduğunu; ülke gündeminden çıkarılmasını ve mevcut yasalarımızın günün koşullarına uygun hale getirilmesinin uygun olduğunu bir kez daha bilgilerinize sunarız.



Saygılarımızla,

Ecz.Sabih Tekin ÇAĞLAR
Genel Sekreter













STÇ/BA