TEB. 21 Bölge Aydın Eczacı Odası

 


ECZ. ŞEVKET KAYA'NIN AÇIKLAMASI...

       DEĞERLİ MESLEKTAŞLARIM...
    Yaklaşık 23 senedir Aydın' da eczacılık yapmaktayım. 7 yılı başkanlık olmak üzere 9 yıldır da odada görev yapıyorum. Allah'a şükür hiçbir soruşturmam olmadığı gibi, yazılı bir uyarım bile yoktur. 
    15 Aralık 2007 tarihinde  Türk Eczacıları Birliği 2. Başkanlığına seçilmemden dolayı odadaki görevimi bıraktım ve Yönetim Kurulu kendi arasında bir seçim yaparak Başkanlığa Ecz. S.Bahri Erkurt'u getirmiştir. Ki Ecz. S.Bahri Erkurt ve Yönetim Kuruluyla uyumlu bir çalışma sergilemişizdir.Daha sonra da yönetim kurulu kendi arasında tekrar bir oylama yaparak başkanlığa Ecz.Salih Kozalı'yı seçmiştir. Ben her iki seçimde de taraf olmadığım gibi hiçbir şekilde bu olayların içinde olmamışımdır.
    Fakat benim yurtdışında olduğum bir hafta iki taraf arasındaki tartışmalara ben de konu olmuşum ve hakkımda ben dinlenmeden yargısız bir infaz gerçekleştirilmiştir.
     Olay şöyle gelişmiştir ; 2000 yılında Türkiye'de ilk yatan hasta reçetelerini dağıtmaya başlayan odalardan biri biz olduk. Yine Türkiye'de diyaliz solusyonu ve eritropoetinlerin dağıtımını yapan ilk odalardan biriyiz. Ki şu an bile tüm Türkiye'de dağıtım yapan 12 oda var. Bunların hepsi yasal bir zorunluluk olmamasına rağmen benim başkanlığım döneminde başlamıştır.
      Her uygulamanın başlamasında olduğu gibi bunda da ilk aylarda ciddi sıkıntılar yaşadık. Hastaların o zaman eritropoetinleri ilaç bitimlerine 4-5 gün var diye eczaneler tarafından haklı olarak karşılanamadı. Fakat hastaların hayati önemi haiz olan bu ilaçları geçici olarak temin etmeleri gerekiyordu. Sistemin sağlıklı yürümesi bakımından geçici bir süre bu sıkıntılarını giderdik. Öyle ki zaman zaman gece evimizden çağrılarak bu ilaçları temin ettik.
      Hatırlayacağınız üzere biz uygulamaya ilk başladığımızda bu hastalar İzmir'e gidiyor orada ilaçları reçete ediliyor ve oradaki firmanın anlaştığı bir eczaneye reçeteler gidiyor, serumlar da bir kamyonetle hastanın evine gönderiliyordu.(Çine, Germencik, Nazilli' nin vs. köylerine)
       Biz bu zinciri İzmir Eczacı Odasının ve SGK nın olağanüstü gayretleriyle kırdık ve hastaların kendi bölgelerinden ilaç almalarını sağladık. Fakat diyaliz firması bu sefer hastaların evlerine bıraktıkları serumları eczanelerin önlerine indirmeye başladı. Firmayla defalarca görüşmemize rağmen bu uygulamaya 2 ay devam ettiler. Eczanelerin bu serumları bir kamyonet tutup hastanın köyüne götürmesi zaten kar marjı oldukça düşük bu ürünlerin eczaneler tarafından karşılanmasını zorlaştırdı. Aynı zamanda bu hastaların kullandıkları tıbbı malzemeleri de SGK nın eczanelere değil de hastalara ödemesinden dolayı(ki bu malzeme tutarları 1 reçetede 1 milyar civarındadır ve ödemeleri de 6 ay sürüyordu, deftere yazılan bu paraların çoğu da geri dönmedi.) eczaneler bu ürünleri ve bununla birlikte reçete edilen eritropoetinleri karşılamakta ekonomik olarak zorlandılar. Ki bu ürünler ADÜ tıp fakültesindeki Eczacı Odası bürosu tarafından sıradaki eczanelere okundu. Eczaneler bunları ekonomik olarak karşılayamayacaklarını ifade etiklerinden sıradaki eczaneler tek tek arandı.
       Benim oda başkanı olmamdan ve sistemi benim devreye sokmadan dolayı hastalar gece gündüz bana gelmeye başladılar.
       Değerli meslektaşlarım...
      Biz eczacılar her ne kadar kendi aramızda sıralı reçete dağıtıyorsak da , önemli olan hastanın hayatıdır, hastanın ilaca zamanında ulaşabilmesidir.
Eğer biz bu uygulamadan dolayı bir hastanın hayatını tehlikeye soksaydık o zaman bize hesap sorarlardı. Gece gündüz demeden hastanın ilacını temin etmek bizim görevimizdi ve bunu başarıyla yaptık. Şimdiye kadar İzmir'den diyaliz solusyonlarını alan tüm hastalar artık ilaçlarını Aydın'dan almaya mecbur kaldılar. Ki aynı hizmeti daha iyi şekilde alabiliyorlar.
       Biz de bu dönemde birkaç eczane bu görevi yerine getirdik ve geçici bir süre, sonraki aylarda limitimizden düşülmek kaydıyla gerçekten zor durumdaki bu hastalara ilaçlarını temin ettik.
        Olay 2007 Ağustos ayında olmuştur ve o günden beri bana gelen tüm sıralar pas geçilmiştir. Ta ki limitler eşitleninceye kadar.Ki bu sıkıntıları SGK ya bildirdik.SGK da odadan bu durumu belirten bir yazı istemiştir. O zaman başkan olan Ecz. S.Bahri Erkurt 'da bu olayları belirten bir yazıyı SGK ya yazmış ve bilgilendirmiştir.
      Gecenin köründe yatağından kalkıp hastanın hayatını kurtarmak yolsuzluksa, buğün oda başkanı olsam yine bu hastalara ilaç bulmak için elimden geleni yaparım. Çünkü biz aileden bu terbiyeyi aldık, okulda bunun üzerine yemin ettik. Bu toplam 20 reçeteyi geçmez. Ama 20 can demektir. Bu hastaların tüm kayıtları ve telefonları bilgisayarda mevcuttur. Görüşmek isteyenlere bunları verebilirim.
Saygılarımla...

  

                                                                           Ecz. Şevket KAYA

AYDIN ECZACI ODASI

AYDIN ECZACI ODASI